MİNNETTAR

Blog

MİNNETTAR

Minnettarlığın Görünmeyen Yüzü: Beklemek Değil, Görmek

Çoğumuz minnettarlığı, büyük bir başarı elde ettiğimizde veya hayalimizdeki şeye kavuştuğumuzda hissettiğimiz o coşku sanıyoruz. Oysa gerçek minnettarlık, bir varış noktası değil, bir görüş biçimidir. Modern hayatın hızı bizi sürekli "bir sonraki şeye" odaklanmaya zorlarken, sahip olduklarımızı birer "varsayılan" olarak görmeye başlarız. İşte bu alışkanlığı kırmanın ve minnettarlığı bir yaşam tarzına dönüştürmenin yolları: 1. "Mikro-Minnettarlık" Kavramı Büyük mucizeler beklemek yerine, gün içindeki küçük anları yakalamaya ne dersiniz? Yağmur yağarken sığındığınız o saçak altı. Sabah içtiğiniz ilk yudumun damağınızda bıraktığı tat. Bilgisayarınızın sorunsuz çalışması veya telefonunuzun şarjının bitmemesi. Sonuç: Hayat, bu küçük anların toplamıdır. Onları fark ettiğinizde, mutluluk bir seçenek haline gelir. 2. Beklenti Tuzağından Kurtulun Zihnimiz "Eğer [X] olursa çok mutlu ve minnettar olacağım" şeklinde şartlı çalışmaya meyillidir. Ancak minnettarlık, koşullara bağlı bir tepki değil, bir kas gibidir. Bu kası çalıştırdıkça, hayatın zorlu anlarında bile ayakta kalmanızı sağlayacak bir direnç (resilience) kazanırsınız. 3. Kendinize Teşekkür Edin Minnettarlık genellikle dış dünyaya (başkalarına veya evrene) yöneltilir. Ancak en çok ihmal ettiğimiz kişi kendimiziz. Bugün yataktan kalktığınız için kendinize teşekkür edin. Hatalarınıza rağmen denemeye devam ettiğiniz için kendinizi takdir edin. Haftalık Minnettarlık Deneyi: "3 Soru" Blog okuyucularına veda etmeden önce onlara şu 3 soruyu her akşam kendilerine sormalarını önerebilirsin: Bugün beni gülümseten en küçük şey neydi? Bugün başardığım (ne kadar küçük olursa olsun) bir şey var mı? Şu an hayatımda olan ama varlığını kanıksadığım bir kişi veya eşya nedir? "Zenginlik, sadece parayla ölçülmez; sahip olduğun her şey elinden alındığında geriye kalanlar senin gerçek servetindir."

Bize Ulaşın

Formu doldurun size en kısa sürede dönüş yapalım.